Lenfödem (Fil Ayak) Tedavisi

Vücudumuzda kan dolaşımında haricinde lenfatik dolaşım dediğimiz ikinci bir dolaşım sistemi vardır. Lenfatik dolaşım, fizyolojik olarak atardamarlar ile toplar damarlar arasındaki basınç farkından dolayı hücreler arası boşluğa geçen sıvının tekrar dolaşım sistemine dönmesini sağlayan sistemdir.

 

Hücreler arasındaki sıvının kan dolaşımına dönmesini sağlayan bu sistemdeki akım kan dolaşımına oranla çok daha yavaştır. Kalp kan dolaşımı için bir pompa (motor) görevi görür. Kalbin kasılarak içine aldığı kanı dolaşıma pompalaması kapalı bir boru istemi olan damarlardaki itici gücü oluşturur. Oysaki lenfatik sistemde akım iskelet kaslarının kasılmaları sırasındaki lenfatik damarların sıvazlanması (süt sağılması gibi) ve her nefes aldığımızda göğüs kafesimizdeki negatif basıncın yarattığı emme basıncı ile sağlanır.

 

Bu kadar düşük bir basınç farkı ile akımın sağlandığı sistemde oluşabilecek en ufak tıkanıklık ise hücreler arasındaki sıvının yavaş yavaş da olsa birikmesine neden olur. Bunun klinik sonucu ise dokuların şişmesi, yani LENFÖDEM oluşmasıdır.

 

Kendiliğinden sebebi bilinmeden gelişen lenfödem doğumda, ergenlik döneminde veya yetişkin çağda başlayabilir. Sebebi bilinmeden gelişen bu gruba primer lenfödem denilir. Edinilmiş (sekonder) lenfödem ise lenfatik akımı engelleyen lenf bezelerinin alındığı cerrahi girişimler (lenf nodu diseksiyonları), kanser tedavisi için radyoterapi (ışın tedavisi) uygulanması, lenfatik damarları tıkayan enfeksiyonların olması, lenfatik damarların devamlılığının bozulduğu yaralanmaların olması veya gelişen bir kitlenin (ör. tümörün) lenfatik damarlara dışarıdan bası yaparak akımı engellemesi gibi lenfödemin oluşmasına neden olan sebebin tespit edilebildiği durumlardır.

 

Sekonder lenfödem hastalarında sebebin bilinmesi ve şişliğin hızlı gelişmesi nedeni ile hastalar erken dönemde tedavi alternatiflerini ararken primer lenfödemin yavaş gelişmesi nedeni ile tedavi arayışı da gecikebilmektedir.

 

Lenfödemin başlıca bulgusu vücudun herhangi bir yerinde veya bacaklarda oluşan şişliktir. Şişlik ilk dönemde gelip geçici olup, gün içinde artıp geceleri azalır tarzdadır. Kıyafetlerin yada mücevher-saat gibi takıların sıkması gözlenebilir. Zaman içinde ağrılı, ağır bir his gelip hareket zorluğu oluşabilir. Şişlik olan bölgede tekrarlanan cilt enfeksiyonları görülür. Enfeksiyon atakları hem mevcut tabloyu kötüleştirir, hem de giderek sıklığı artar. Cilt sert ve sıkı bir görünüm alıp üzerinde kırışıklıklar veya siğil benzeri büyümeler olabilir.  Klinik olarak üç döneme ayrılan lenfödem birinci dönemde istirahat ve fizyoterapi ile geri dönebilen ödem, ikinci dönemde kronik azalsa da tamamen geri dönmeyen ödem ve üçüncü dönem lenfostatik elefantiasis (fil hastalığı)’dır. Son dönemde hastalık artık sadece hücreler arası sıvı birikimi kısmını aşıp biriken sıvıya karşı vücudun tepki vererek hücreler arası fibrotik dokunun birikmesi sonucu sert kalıcı kalın cilt ve cilt altı dokunun geliştiği dönemdir.

 

Erken dönemde fark edildiğince lenfödem tedavisi fizyoterapi seansları ve kompresyon kıyafetleri ile ilerlemesi önlenebilir. Kompleks boşaltıcı fizyoterapi tekniği ile lenf sıvısının boşaltılması sağlanır. Bu teknik elle uygulanan bir tedavi yöntemidir. Lenfödem olan bölgeye mesaj terapisi uygulanarak bölgedeki lenf sıvısı boşaltılır. Arından bölgeye kompresyon uygulanarak hastanın kas aktivitesinin artması sağlanır. Ayrıca hastanın kendisinin de öğrenip yapması gereken manüel lenf drenajı tekniği vardır. Lenf sistemi üzerine elle yumuşak bir masaj yapılarak bloke olmuş lenf sıvısının serbest akışının tekrar sağlanmasını, ödemli bölgeden lenf sıvısını alıp vücudun diğer bölgelerine akışının sağlanmasını amaçlayan bir tedavidir.

 

Lenfödem tedavisinin ikinci aşamasıdır. Kompresyon terapisinde bölgeye basınç uygulaması yapılır. Bu sayede bölgenin iyileşmesi hızlandırılmış olur. Kompresyon bandajları ve kompresyon giysileri ile yapılır. Kompresyon bandajları çok katlı bandajlama esası ile uygulanır ve profesyonel fizyoterapistler tarafından uygulanmalıdır. Kas aktivitesi sırasında yüksek basınç, kas istirahati esnasında düşük basınç uygulaması ile lenf sıvısının etkilenmiş uzuvda tekrar birikmesini önlemeye yönelik bir tedavidir. Kompresyon (bası) kıyafetleri ise kişiye özel yaptırılması gereken, fizyoterapi seansları sonrası hastanın kendi kendisine giyip çıkartabileceği ve hayatını tek başına idame ettirmesine olanak sağlayan kıyafetlerdir.

 

Ayrıca cildinize iyi bakmak, sağlıklı bir diyet ve yaşam tarzı sağlamak ve özel masaj tekniklerini aralıklar ile uygulatmak faydalı olacaktır. Lenfatik sıvının akışı iskelet kasları tarafından sağlandığından sıvı drenajına yardımcı olmak için kas aktivitesini arttırmak faydalıdır. Ancak egzersizlerin bandaj veya kompresyon kıyafeti kullanılıyorken yapılması gereklidir. Ayrıca ödemi arttıran direnç egzersizleri ve ağırlık egzersizlerinden kaçınmak gerekir. Kas kasılma aktivitesinin daha ağırlıklı olduğu egzersizler (pompalama egzersizleri), solunum ve germe egzersizlerine ağırlık verilmelidir.

 

Yukarıda bahsedilen konservatif yöntemlerin denendiği (birinci dönem hastaları) ancak hastalığın ilerlemeye devam ettiği durumlarda (ikinci dönem hastaları) cerrahi seçenekler gündeme gelecektir. Cerrahi olarak süpermikrocerrahi olarak adlandırılan lenfatik damarların onarımı yönteminin yanı sıra son yıllarda giderek daha popülerize olan vücudun farklı bölgelerinden alınan lenf bezelerinin (lenf nodlarının) mikrocerrahi ile etkilenmiş bölgeye transferi yöntemi vardır. Her iki yöntem de tıkanan lenfatik akımın yeniden sağlanması esasını hedefler. Lenfostatik elefantiasis gelişen üçüncü dönem hasta grubunda ise dokular arasındaki sıvıyı azaltmak artık sorunu gidermez. Bu hastalarda kalınlaşan cilt altı ve cilt dokularının cerrahi ile uzaklaştırılması gereklidir. Bu aşamada kısmi veya total cilt eksizyonlarının planlanması gerekir.

Kaynaklar:

  1. http://www.tavsiyeediyorum.com/makale_549.htm
  2. http://www.ekolkbb.com/estetik/lenfodem-nedir
  3. http://www.rehamer.com/s/lenf-odem-nedirtedavisi-nasildir

 

BİR CEVAP YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir