İkincil (Revizyon) Burun Ameliyatı

Her hangi travma, doğumsal anormali ya da daha önce burun ameliyatı olma hikayesi olmayan bireylere yapılan burun ameliyatlarına Primer Burun Ameliyatı (Rinoplasti, Nazoplasti) adı verilir. Daha önceden ameliyat edilmemiş hastaların ameliyatı esnasında dokular arasındaki planların daha kolay bulunması, burun onarımı için gereken kıkırdak yamalarının (greftlerinin) burnun başka yerlerinden sağlanabilmesi, iyileşme sürecinin daha öngörülebilir olması gibi sebepler dolayısıyla ameliyatın başarı şansı çok daha yüksektir. Özellikle hastaların beklentilerini hekimlerine doğru iletebildiği, hekimin de hekimin neler yapabileceğini hastasına doğru bir şekilde izah ettiği durumlarda hasta memnuniyeti maksimum olabilmektedir.

 

Ancak farklı sebeplerde dolayı ilk ameliyatta istenilen sonuçlar elde edilememişse hastayı yeniden ameliyat etmek gerekebilir. En tecrübeli ellerde dahi %10 gibi ikinci ameliyat ihtiyacı olabilmektedir. Plastik Cerrahi‘de hekimin yaptığı bir burun ameliyatında oluşan sorundan veya hasta memnuniyetsizliğinden dolayı hastasını tekrar ameliyat etmesine REVİZYON NAZOPLASTİ, başka bir hekimin ameliyat ettiği hastada düzeltme işlemlerinin yapılmasına veya travma neticesindeki deformitelerin düzeltilmesine SEKONDER NAZOPLASTİ adı verilir. Hastaların ameliyattan sonra üç ayın sonunda şişliklerin ancak %80 oranında geçeceğini, burun gerçek görünümünü ancak 1. yılın sonunda alacağını unutmamaları gerekir.

 

İkinci (mükerrer) ameliyatlarda olabildiğince sorunun ne olduğu tespit edilip, sadece bu soruna yönelik cerrahi yapılmalıdır. Gereksiz cerrahi girişimler iyileşme sürecini uzatıp cerrahi komplikasyon riskini arttırmaktadır.

 

Buruna yönelik yapılacak her işlem için bir önceki işlemin üzerinden en az 6 ay, tercihen bir sene geçmesi beklenmelidir. Daha erken yapılacak işlemlerin faydadan çok zararı olabilir.

 

İkinci ameliyatın olabildiğince ilk ameliyatı yapan hekim tarafından yapılması başarı şansını artıran bir etkendir. İlk ameliyatı yapan hekim ameliyatta burunda ne kadar kıkırdak bıraktığını ve nerelerden kıkırdak alabileceğini daha iyi bileceğinden ameliyatın riskini arttırmadan sonuca gidebilir.

BİR CEVAP YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir